30 Mart 2009 Pazartesi

Sinsi reklam





Siz hiç sinsi reklam uygulaması gördünüz mü?

Ya da yalancı çikolata paketi?

Peki ya kendi kendini kapatan site?

Biz yaptık, oldu.

Çünkü Nutymax Taktik kampanyasının alternatif iletişiminin tamamı gençlerin ilgisini çekmek için birer taktik olarak planlandı.



video

Al taktik-Ver taktik


Şöhretini iki defa bulan Nutymax, 2.5 sene sonra yeni kampanyasıyla alternatif ileşitimini devam ettirdi.

Bu kez, Gençlerle İletişim Taktikleri adını verdiğimiz bir seri başlattık ve nutymaxtaktikleri.com sitesinde gençlere türlü durumlarda ihtiyaç duyabilecekleri taktikler verdik. Hatta taktik vermekle de kalmadık bütün iletişimimizi bir taktiğe çevirdik.

Kampanyanın filmi Arjantin'de çekildi, filmin yayına girmesinden bir süre sonra da Amsterdam Fatihi adında bir yarışma başlattık.

Yarışmanın kuralı çok basitti, cebinizde 1 euro var ve Amsterdam'da üç gün geçireceksiniz.

Banka soymak, işe girmek, memleketten para istemek yok peki Amsterdam'da 3 gün nasıl geçineceksiniz?

Bu soruya en iyi taktiği gönderen kişiyi hakikaten cebinde 1 euro'yla Amsterdam'a gönderdik, o da cebindeki 1 euro'yla bize
kart attı:)



video

Demosuz demo



sohretsensin.com sitesinden bir köşe yazısı ve serinin devam filmlerinden biri.


video

Lezzeti çok, şöhreti yok!




Bir reklam yazarının avuçlarını kaşındırabilecek bir projeydi Nutymax'in lansmanı.

Üç tane birbirinden absürd reklam filmi, youtube'dan önce açılmış bir video upload sitesi ve yazarın kafasına göre takıldığı metinler, ilanlar, vesaireler.

İki yıl süren kampanyada sohretsensin.com sitesinin tüm içeriği dışında, hayri kıvırcık (niye bu isim hakkaten bilmiyorum) takma adıyla köşe yazıları yazdım. Siteye yüklenen videolara yorum yaptım.

Hatrı sayılır bir hayran kitlem de oldu ama işte fani reklam dünyası unutulup gitti:)

Nutymax lansman kampanyası filmi Krisal Elma, tüm interaktif kampanya da yine Kristal Elma'da en iyi interaktif kampanya
ödülü aldı.




video

7.2 GPC skorlu Radio Oxigen ilanları






Art direktör Emek Kalfa'yla, yaptığımız en güzel işlerden biridir.

İlanlar yayınlanmadı ama biz çok eğlendik, üstüne bir de ödül aldık:)

Dünyanın en çok ödül alan 63. reklam filmi

2007 yılına ait çok sevdiğim ve çok gurur duyduğum işlerimizden biri.

Film aynı yıl içinde arka arkaya Kristal Elma, Golden Drum, Eurobest, Epica, Effie ödülleriyle dünyanın en çok ödül alan reklam filmleri listesinde 63. sırayı aldı

Dünyanın her yerinde anlaşılabilecek basit ve küçük bir hikaye, büyük bir yaratıcı başarı ve satış rakamlarına ulaştı.



video

Keşke hayatta her şey kadınların istediği gibi olsa

Filmin tamamı Arjantin'de çekildi.

Çok da güzel oldu:)


video

Türk usulü hamburger: McDonald's Maxburger

Film yayına girdikten üç gün sonra ajansı arayıp bulan ve "Siz kim olarak biz diyosunuz? Mek danıds nası Türk? Emperyalistler!" nidalarıyla telefonda beni kilitleyen Kayserili Emekli Öğretmen Mehmet Bey'e ithafen... :)

"Peki hocam" diyor, ellerinden öpüyorum.

Film, 2008 Kristal Elma'da başarı ödülü aldı.




video

KUZEY KIBRIS TURKCELL







Eylül 2008'de görüntülü konuşma ve hızlı mobil internetle Türkiye'den önce Kuzey Kıbrıs tanıştı.

Biz 3G ha geldi, ha gelecek diye beklemeye devam edelim.

Turkcell Fair Play Ligi




Turkcell ve Türkiye Futbol Federasyonu bu sene Turkcell Fair Play Ligi'ni başlattı.

Turkcell Süper Lig'te mücadele eden 18 takımın karşılaşmalarında görülen kartlar, saha kapatma, seyircisiz oynama ve hak mahrumiyeti cezaları tabloya ceza puanı olarak işleniyor.

(Her sarı kart 1, her kırmızı kart 3, saha kapatma/seyircisiz oynama maç başına 5 ve hak mahrumiyeti cezası
maç başına 6 ceza puanı )

Sezon sonunda en az ceza puanına sahip takım Fair Play Ligi'nin şampiyonu oluyor, Fair Play kupasıyla birlikte ciddi bir para ödülünün de sahibi oluyor.

Fair Play Ligi'nde şu an Gaziantepspor ve Denizlispor önde gidiyor, Beşiktaş ise Yıldırım Demirören ve Çarşı'nın faaliyetleri yüzünden 231 ceza puanıyla ilk haftadan beri son sırada.

70 milyon yürek, en büyük destek!





Kampanya 2008 Kırmızı Ödüllerinde "Basında en iyi İletişim Ürünü ve Hizmetleri Reklamı" ve 2008 Mediacat Felis Açıkhava Ödüllerinde "En iyi Billboard Kullanımı"ödüllerini aldı.

McRoyal ne biliyosunuz ama hala Big Mac yiyosunuz!

Kampanya, 2009 Effie ödüllerinde Bronz Effie aldı.


video

Quarter Pounder ne biliyosunuz ama hala Big Mac yiyosunuz!

Kampanya, 2009 Effie ödüllerinde Bronz Effie aldı.


video

29 Mart 2009 Pazar

Bayramınız Şölen olsun!

Kampanya, 2009 Effie ödüllerinde Bronz Effie aldı.


video

28 Mart 2009 Cumartesi

BİR İMZAYA KARŞI BİR MİLYON İMZA!




2/B arazilerinin satılması önerisi, AKP'nin 2003 yılında 25 milyar dolar gelir elde edileceğini ileri sürmesiyle başladı.

Bu girişim TEMA Vakfı’nın da içinde bulunduğu Ormanlarımıza Sahip Çıkalım Birliği’nin önderliğinde yapılan çalışmalar, kamuoyunun tepkisi ve dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in veto kararı ile engellendi.

Ancak, AKP seçim bildirgesinde de yer verdiği 2/B orman arazilerinin satışını, kapsamını daha da genişleterek yeniden gündeme getirdi.

Tema halen 2/B arazilerinin satılmaması için ciddi bir mücadele veriyor ve bu mücadeleyi de gönüllüleri dışında kimseden destek almadan yapıyor. Zaten Tema'ya kurumsal ya da politik bir destek vermek kimsenin pek işine gelmiyor zira bu arazilerin satışı sadece gelir kaynağı yaratmak isteyen hükümeti değil, gözünü ucuz toprağa dikmiş bir sürü akbabayı da ilgilendiriyor.

Müşteriniz, Türkiye'nin ormanları için canla başla çalışan bir sivil toplum kuruluşuysa; amacınız bir yasanın çıkmasına engel olmaksa ve karşınıza aldığınız kurum parlamento olunca, yapacağınız iş üzerinize bir malın satışını artırmaktan daha fazla bir sorumluluk yüklüyor.

Biz de yasa meclisten çıksa bile altına son imzayı atacak kişiyi, yani cumhurbaşkanını hedef alarak "bir imzaya karşı bir milyon imza" kampanyasını başlattık.

Ve çok kısa bir süre içinde tam 1.236.842 imza topladık.

Şimdi onlar düşünsün!


Kampanya ve 2B Arazileriyle ilgili ayrıntılı bilgi için: http://www.tema.org.tr/2B

LigTV Maç Sona Erdi

video

LigTV Maraton Başlıyor

video

Reklam Yazarı ya da Copywriter kimdir, ne iş yapar?

Reklam sektörünü bilmeyen insanlardan genelde iki tip soru gelir:

1. Reklam Yazarı ne iş yapar?

2. Nereden buluyorsunuz bu fikirleri?

Reklam yazarının bir şekilde ve hatta niyeyse "var olan ya da bulunmuş bir fikri sadece yazan kişi" olduğu düşünülür.

Sanki fikri bulan, senaryoyu yazan bir başkasıdır da, reklam yazarının onu word dökümanına aktaran katip gibi bir şey olduğu zannedilir.

Bir de metin yazarı vardır, bazı reklam yazarları kendilerine "metin yazarı" denmesine kızar.

Benim için fark etmez.

Zira çocukluğumdan beri adımın önünde yazacak ünvanda "yazar" kelimesinin geçmesini istedim, okur -yazar olmak bile yetebilir bana bu noktada.

Neyse, reklam yazarının tanımı şu olabilir sanki:

Reklam Yazarı ya da havalı ismiyle copywriter;

Fikir bulandır, konsept yaratandır, okuyandır, yazandır.

Art direktörüne zorla metin okutandır; kelimelerin, harflerin birer “leke” olmadığına onu ikna edendir.

Mıgırca’nın bir dil olmadığını bilendir.

Söylenmesi gereken her şeyi bazen bir cümleye sığdırmak zorunda olandır.

Her cümlenin sonuna ünlem ve üç nokta koymamak için direnendir.

Redaktörün kankasıdır. (Değilse acilen olmalıdır.)

100 metre koşucusu olmadığı halde masasında kronometre bulunduran insandır.

45 saniyelik spotu 30 saniyeye indirebilmek için mucize yaratandır.

Reklam filmi, basın ilanı, radyo spotu, şarkı sözüyle birlikte çocuk hikayeleri, ölüm ilanı hatta bilmemne şirketinin yönetim kurulu başkanının konuşmasını bile yazabilen insandır. (Helal olsun bir kimsedir.)

Art direktörüyle müşteri grubunun arasını bulandır, uzlaşmacı insandır, Kofi Annan’dır.

Müşterinin bitmek bilmeyen endişelerini dindiren, gerekli gereksiz her soruya cevap vermeye çalışan sabır timsali insandır.

“Bu nasıl yazılıyo?” "Bunun Türkçesi/İngilizcesi/Fransızcası ne?" "Bu "ki"yi ayrı mı yazmalıyım?" sorularına her gün sıkılmadan cevap verendir.

Çeviri yapandır, adapte edendir, uyarlayandır, filmin sonunu bağlayandır, özetleyendir.

E haliyle kreatif direktörün en çok sevdiği insandır.

Evet evet aynen öyledir:)


Rıdvan Hocam bi söyle maçta niye 5 yedik?

Rıdvan Dilmen ve Güntekin Onay'ın sunduğu %100 Futbol için hazırladığımız bu program jeneriği
talihsiz bir tesadüf eseri tepki çekti.

Fenerbahçe'nin Arsenal maçından bir hafta önce Rıdvan Dilmen programda aynen şöyle diyor:
"Fenerbahçe bu haliyle Arsenal'den 5 yer!"

Maç malum...
Fenerbahçe, Arsenal'den hakikaten 5 gol yiyor.
Maç bitiminde Rıdvan Hoca'nın yorumlarını duymak isteyenler NTV'yi açıyor ve onları şu sürpriz karşılıyor:

Yeni golcü getirdik
Parası neyse verdik
Rıdvan Hocam bi söyle
Maçta niye 5 yedik?

Jenerik, programın ertesinde gazetelerde ve internet sitelerinde çeşitli geyiklere yol açıyor.

İşin ilginci sezon başından beri dönen bu jeneriğin sözlerini o güne kadar kimse üzerine alınmazken, algıda seçicilikten olacak Fenerbahçe'nin yenilgisinde tepki topluyor. Kısmet...

Evet, reklam yazarı son derece Galatasaraylı'dır :) video

Takım gol atsın diye...

Turkcell Süper Lig 2008-2009 sezonu açılış filmlerinden üçüncüsü

video

Senle maç izlenmez Haydar!

Turkcell Süper Lig 2008-2009 sezonu filmlerinden ikincisi

video

Yine Nereye Osman?

Turkcell Süper Lig 2008-2009 sezonu filmlerinden ilki.



video